Okuduysanız Siliyorum

Siz yine de -Hadi seni Mars'a götüreceğiz! diyenlerin peşinden yalın ayak koşacak birinin yazdıklarına ne kadar güvenebilirsiniz bir düşünün isterseniz?

Paralel evren yolcusu
RTÜK En İyi TÜRKÇE Konuşan Haber Spikeri Ödülü'nün Sahibi
TÜM HAKLARI SAKLIDIR 'KADIN' Proje Başkanı
Radyo-Tv Program Sunucusu
Belgesel/Reklam seslendirmeni
Yazar

www.seninicinburadayim.com

22 Aralık 2013 Pazar

Halâ !

Yaklaştığımı hissetmesem oyundan çıkardım. Bir dakika bile beklemezdim. Ama yaklaştım. Yeniden baştan başlamak istemiyorum. Yeniden kurgulamak zaman alır. Zaman nedir? Ben neden bir dakika dedim durup dururken?
Herkes neden uyar saate? Bu çok saçma değil mi? Elma gibi dilimlediler. Elma gibi.
Kabuğunu koparmadan soydular

Gözlerim bir okyanusa bakmak istiyor şu an. Ve bir avuç saçı okşamak. Öyle herhangi bir başta bitmiş olmayan bir avuç saçı. Kim olduğunu biliyorum. Elimle koymadım. Ama biliyorum. 
Hayal etmiyorum. Edersem gerçek olur.

Zamanı kaça böldüler. Neden yaptılar bunu?
İnsanlar neden sürekli bir yerlere gidiyor. Herkes yerinde kalsa yeraltı fosilleri bu kadar para etmez oysa. Herkes biraz yerinde dursun. Sonra isterse yine gitsin ama önce şu oyun bir bozulsun.
Neden kötülük böyle güçlü?

Mars'a gittiğimde Dünya'ya bakmayan tarafına yerleşeceğim.
Zamanı böldüler çünkü burada. Kafalarına göre hareket ettiler. Unuttuklarıyla kalmadılar.
Tanrı kötülüğü yaratmadı. Bu insanın keşfi. Uslu duramadı.

Neden çılgınlar gibi koşturuyoruz? 
Güneş gitsin. Sırf zamanı dilimlediler diye gitsin. Düz bir çizgi gibi yaptılar 'geçmiş şimdi gelecek' diye hırpaladılar diye gitsin.

Dev metal yığınları var ve akbabalar çocukları yiyor diye gitsin.
Kimse, aramızdan hiç  kimse bunu yapmamalıydı.
Zamanı dilimlememeliydi.
Akrep yelkovan ne bunlar Tanrı Aşkına!

Tek irade gücü gezegeninde olanlara bak. 
Mağaranda sessizce otur, git ateşi bul, avlan/seviş/ek/biç.
Neyine yetmiyor?
Saat ne dostum? Saat ne?

Senin işte toprak! Ne diye tel örgü çekiyorsun?
Neden -Burası benim! diyorsun? -Senin değil! diyen mi oldu?
Ali Ural'ın söylediği gibi; Biri çıkıp burası benim diyerek sınır çizdiği zaman kirlendi dünya! Hala anlamıyor musun?
Saat ne dostum saat ne? Sınır ne?

Hayır farkındayım hep aynı yere takılıyorum.
Yüzyıllar önce biri şaka mı yaptı da herkes saat altılarda uyanıp yollara düşüyor?
İnsan beyni sabah 10:00'dan önce çalışmıyor! Gidin bilim insanlarınıza sorun Dna'nızı tarasınlar. Yanlış var. Muhakkak düzeltilmesi gerekiyor. Yanlış var.

Zaman ne Üstadım? Nedir zaman.
Geç kalmak erken gelmek ne?
Gitsin güneş.
Bildiği ne varsa hepsini toplayıp gitsin.
Elma gibi dilimlemek nedir hayatı, elma gibi!


elçingören
Gaia

 22 diyorlar Aralık diyorlar 2013 ve 04:29 diyorlar halâ, halâ!

18 Aralık 2013 Çarşamba

Çok


Kafası karışık adamları/kadınları seviyorum.


Bir oradan bir buradan konuşanları, cümlesi bitmeden yerinden fırlayanları, gidiyoruz dediğimde telefonunu şarjdan çekip cebine koyanları, nereye demeden dişini fırçalayanları seviyorum!


Gömleğini yanlış ilikleyenleri, saçları birbirine karışınca parmaklarıyla onlara ifadesiz yön verenleri, uçak buluta dalınca gözleri büyüyenleri seviyorum.


Güneş banyosu yapanları, canı isterse kitapların üstüne yatıp okuyanları, sınırların ucundan çekip köşesini bozanları, ne zaman arasam başka yerden çıkanları seviyorum!


Ve kızıl yanaklı su kaplumbağalarının sırtındaki kareleri sayıp yaşını hesaplayabileceğini düşünenleri.


Çoğalıp, çok olanları.






elçin gören 

18aralık2013 / 04:35 / istanbul