Okuduysanız Siliyorum

Siz yine de -Hadi seni Mars'a götüreceğiz! diyenlerin peşinden yalın ayak koşacak birinin yazdıklarına ne kadar güvenebilirsiniz bir düşünün isterseniz?

Paralel evren yolcusu
RTÜK En İyi TÜRKÇE Konuşan Haber Spikeri Ödülü'nün Sahibi
TÜM HAKLARI SAKLIDIR 'KADIN' Proje Başkanı
Radyo-Tv Program Sunucusu
Belgesel/Reklam seslendirmeni
Yazar

www.seninicinburadayim.com

3 Mart 2011 Perşembe

Köprü ve viyadükler yoldan önce donar!


Uzun zaman önce bırakmıştım bir eli…
Zaten tutup tutmadığım da belli değildi.
Sarılmıştım daha çok ben ona.
Ama dikenli çıkmıştı derisi!
Saldı üzerime bağır çağır haramilerini.
Def ettim! Beni bilirsin… Beni bilirsin!


Acılar düşlerimden bile geçti! Durduramadım, köprü oldum bende!
Yükseklik bitince teşekkür etmeden yollarına devam ettiler, uyandırmadım…
Yepyeni yollar geçtim bu köprü halimle!
Uyudum uyandım, yaralarımın üzerine çocukluğumun kırmızı –yakan- suyunu döküp günlerce efendi efendi bekledim...
Geçecekti!
Şarkılar dinledim, evler gezdim hiç birini beğenmeyip otellerin geçici güveninde dinlendim.
Geçti!

Sana geldiğimde hayatımın bundan sonraki yollarının haritalarını çizmiş ve kendime ölçü için gerekli uzunlukta cetveller edinmiştim
Sınırlarımı geçmekten bu kadar hoşlanacağın şaşırttı beni.
Geçildiğinde, aşıldığında, ulaşıldığında sahibinin bile neyle karşılaşacağını bilmediği bir yerde ne işin vardı ki?
Bu delilikti evet! Bu başlı başına delilik.

Geçtin…
Parmak uçlarında da değil! Gece gece aniden pat diye! Gürültülü değilse de, sessiz diye anımsanması zor biçimde.
Öyle ki Babamın –hiç görmediğim, gitmeyeceğim- çiçekli mezarına koştuk el ele!


Beni bilirsin işte!
Elimde mezuralar, cetveller, kaldım çoğu zaman şahane kokteyller kokan evinin o köşesinde!
Buraya gelirken kırk haraminin kırkının da tembihlemiştim, viran etmeyeceklerdi bir daha beni.
Mağaralarının ağzına belirli zamanlarda şarap bırakıp gözden kaybolmam karşılığında!
Yemek, giyecek bile bıraktım bu defa!
Sözlerinde durmadılar…


Senin de aklından çıkmış olmalı; Köprü ve viyadükler yoldan önce donar!
Kolların kapanınca kaldım orada…
Akreple yelkovanın tam sırtında!
Şimdi herkes için tehlikeyim burada!


elçingören
03mart2011
03:26
İstanbul
Not1; Ben öyle seslere ve sessizliklere ''boktan etiketler takmam! ''
Beni biliyorsun değil mi?
İyi...
Not2:Sevgili okuyucu bütün bunlar hayal ya da gerçek...
Ne fark eder?
Şöyle demiyor muydu İstanbul Kanatlarımın altında filminde Savaş Ay; Ne biliyorsun rüyanın hayal olduğunu? Ya sen birinin rüyasıysan?
Son Not; Ben rüyalarımı severim!
En son not; Ne demiş Harry Truman; Eğer ikna edemiyorsan kafalarını karıştır.