Okuduysanız Siliyorum

Siz yine de -Hadi seni Mars'a götüreceğiz! diyenlerin peşinden yalın ayak koşacak birinin yazdıklarına ne kadar güvenebilirsiniz bir düşünün isterseniz?

Paralel evren yolcusu
RTÜK En İyi TÜRKÇE Konuşan Haber Spikeri Ödülü'nün Sahibi
TÜM HAKLARI SAKLIDIR 'KADIN' Proje Başkanı
Radyo-Tv Program Sunucusu
Belgesel/Reklam seslendirmeni
Yazar

www.seninicinburadayim.com

1 Eylül 2011 Perşembe

Yaktığımız gemileri bize tamir ettireceklermiş!


Yaktığımız gemileri bize mi tamir ettireceklermiş?
Öyleyse tersane'de karşılaşacaklarımın yarısını tanıdıgıma bahse girerim!

Çünkü biz denizin orta yerinde başlayıp, güneşe yaslanan ufuğun gözlerine uzun uzun bakarken,
yorulup sırtımızdaki yükü indirmeye başladığımız bankın diğer ucunda,
çantanın içinden çıkardıklarımız görünmesin diye hızlı hareketlerle siyah poşetlere doldururken bulmuştuk birbirimizi.

Kendimizden utanırken, birlikteyken başkalarından utanmamayı öğretmiştik!
Elimizde, kolumuzda, yüzümüzde islerle buluşup, ezberlediğimiz hayatın üzerinden bir kez daha geçmiştik
Bozmamıştık ama kabul de etmemiştik!

Gemilerle birlikte yaktıklarımızı konuşmamıştık, sessizliğimiz bize öğrenmemiz gerekenleri anlatmıştı.

Yüzerek karaya çıktığımızda kumsalda aradığımız tek şey ''Her şeyin geride kalması'' olmuştu.
Her defasında bulmuştuk.
Bu yüzden gemileri yakmış olmak konusunda kalbimize, uzun boylu pişmanlıklar yerine, mini mini ''sanki''ler doldurmuştuk!
Sanki yapmasak iyiydi! Sanki böylesi daha mı iyi oldu? Gibi cümleler bile türetmiştik.

Her şey 'elbette' geride kalırken,sadece kalbimiz bazen huysuzlanıyordu.
Biliyor musunuz, yanan gemilerin denizde bir yerde olduğunu bilmek bizi kıyılardan uzak tutuyordu.
Bu yüzden açıklardaydık hep!
Bu yüzden gözümüz derinlerde...
Ancak bütün bunlar dün geceye kadardı!

Artık geçmişe dönük olmak üzere, yakılan tüm gemiler yakan tarafından tamir edilecekmiş!
Yandık!
Bu defa kurtulmamız zor.

Haberi aldığımda pervaneler gibi -misafir olduğum- evin her yerini dolaştım!
Ne demekmiş canım!
Ne tamiri?
Baştan söyleselerdi o zaman, bilsek böyle yapmazdık.
Hem ben gemi tamirinden ne anlarım.
Nerde bulacağım, dalga götürmüştür bile!
Uffff yalan haberdir o.
Ya hu, kim bilecek benim yaktığımı?...
gibi deli işi -çılgın işi- cümlelerle itirazlarda bulundum.

Sonra aklıma tanıdıklarım geldi.
Hepsi gemi yakmış onlarca sevdiğim kadın- adam!
Yaşasın!!! Dedim!

Yaşasııııııın!!!

Koca tersanede hep birlikte başka başka gemiler inşa edeceğiz.
Ayaklarımız çıplak.
Pantolonumuzun bir paçası diğerine göre, hep daha az kıvrılmış!
Yani -kimi zaman hayatın derme çatma bulduğumuz- kurallarına bu konuda da uyum sağlanamamış!
Öğlenleri portakallı gazoz içtiğimiz, geceleri seçtiğimiz bir geminin yarısı zor tamamlanmış- iskelet-güvertesinde yıldızlara seslenilecek günler geceler! Gelecekmiş.
E, gelsiiin.
Yaparız biz!
Bir şeye benzetemeyiz o ayrı!

Yooo yo hayır!
Zamanında benzeselermiş yakmazmışız demeyeceğim, biz benzetememişiz.
Hem belki o gemiler zaten bir şeye benzemek çabasında da değilmiş!
Evet evet kesin biz görememişiz.

Aslında yakmasak iyiymiş!
Gemi yapmak, en baştan yapmak bakalım nasıl bir işmiş!

Şimdi bulunduğunuz yer neresi bilmiyorum.
Ve oraya yüzerek çıkmadıysanız,
ardınızda külleri kalmış, onları da deniz yutmuş bir gemi yoksa;
Yani bulunduğunuz yer anlattıklarımı yaşatmıyorsa
şu gemileri yakıp döndüğümüzde''Her şeyin geçmişte kalmış olması'' gerçek dışı görünebilir.

Bazı şeyler söylenerek açıklanamaz ya hani; Bu da öyle bir şey.
Yaşamadan gelmemeniz gerektiğini söyleyemem hayır!
Gemi yapmak zor iş.
Ne gerek var, onca uğraşa.
Anlamasanız, beni hiç mi hiç anlamış olmasanız ya!

Pek çok önemli not:
Haber doğru
Bundan böyle;
Ne gemiler yaktım!
Ne gemiler yaktım.
O kadar yandı ki canım sonunda karşıdan baktım!
Ne göreyim kendime yıldızlardan daha uzaktım! Şarkısına eşlik ederken dikkat edin!
Böyle kocaman kolları olan görevliler gelip alacakmış hepimizi!
Yakalanırsak tersane'de bulalım e mi birbirimizi?


Son not;
Evimden uzaktayım, sesini özledim, aradım açmadı!
Bana kırılmış, beni suçlamış, beni beni...Ah!
İstanbul'a döndüğümde önce evimin bütün odalarını öpecek sonra, O piti piti adasında sabahlayacağım.
Evim'in önünden yavaş geçin arabalar! Korna çalmayın, uyusun!
Uyuyunca zaman çabuk geçer... Geçer!


En son not;
Bu yazıyla, gemi yakmak tavsiye edilmiyor!
Öperim, öperim hepinizi!
Yara bandı istediniz benden, nasıl acınız biraz hafifledi mi?

elçingören 1 eylul 2001

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder