Okuduysan Siliyorum

Siz yine de -Hadi seni Mars'a götüreceğiz! diyenlerin peşinden yalın ayak koşacak birinin yazdıklarına ne kadar güvenebilirsiniz bir düşünün isterseniz?

Paralel evren yolcusu
RTÜK En İyi TÜRKÇE Konuşan Haber Spikeri Ödülü'nün Sahibi
TÜM HAKLARI SAKLIDIR 'KADIN' Proje Başkanı
Radyo-Tv Program Sunucusu
Belgesel/Reklam seslendirmeni
Yazar

www.seninicinburadayim.com

27 Mayıs 2011 Cuma

Mag Dergi ''YAZ'' sayısı;



SANA ÜST ÜSTE KAÇ KEZ DAHA ÂŞIK OLABİLİRİM BEN?
Sayıların abaküsümden döküldüğü yıllardan bu yana, böyle duru bir toplama işlemi görmediğim için cevap veremedim soruna.
Yoksa hazırlıklıyım aslında!

Burnunun dikine giden bir çocuk gibiyim ben! Hiç değişmedi yaşamın özünü kurcaladığım yer!
Okul yolundan sapıp leblebi tozu satan bakkala gitmek, poşeti ağzıma dayamak suretiyle boğazıma kadar o tozu doldurup sonra öhöö öhöö sesleriyle masumiyetimden yaramazlık çıkartıp rahat etmek istiyorum.
Evet!
Sana âşık olmak yerine bunu yapmak!



İçinde kuş tüyleri olan bir zarfla böyle bir mektup alsaydınız ne yapardınız?
Cevap verecek gibi olursanız kendinizi tutun.
Çünkü bazı soruların cevabı yoktur!

Yaz bulutları tepenizde selam vererek koşar bazen.
Yosunlar yeşili gözlerinize iter, deniz maviyi giyip çıkarır gün içinde binlerce kez.
Üstü açık bir arabadan belinize kadar uzanıp rüzgârı tutmak gibi, özgürlüğün bütün dokularınıza işlediği yazlardan geçersiniz.

Böyle bir yaz BU YAZ!
Yaşadıklarım nicedir unuttuğum ‘’ACABALARIMI’’ kucağıma bırakıp kaçtı.
HER ŞEY;
BİR PARÇASI ISIRILMIŞ ELMALAR, ÇOCUKKEN DUT YAPRAĞI YEDİRDİĞİM TIRTILLAR KADAR SAF!

Siz de Güney’deki yolların tabelalarını sever misiniz?
Açık kahve elden düşme kontrplaklarla birbirine çivilenmiş o küçük dikdörtgenlerin arasında kiraz satan köylüleri geçtikçe yenilenir misiniz?
Şimdi yola çıkacak olsam işte o tabelalara doğru sürerdim arabayı!
Kıyı şeritlerinin o kendine has dinginliğine ortak olurken, mektubumda yanımda olurdu, başlıktaki soru’da!

Yollanmamış mesajların, söylenmemiş sözlerin, bir türlü izlenememiş filmlerin içinden,
PİYANGO GİBİ KENDİNİZİ ‘’ÇEKMEK’’ İSTEDİĞİNİZ İLİŞKİLERDEN GEÇİP
BURAYA GELMEK İSTER MİSİNİZ?
Öyleyse gelin!

Alçakgönüllü bir rüzgâr eserken, geçmişe ait kimi boşluklar savrulup gider burada.
Gelin bir şeyler atıştırırız, bir teras buluruz sonra.
Sıcak taşlarından araba fırçasıyla suyu iterken, ayaklarımızın yanacağı bir teras!
Temmuz’da günler muhteşem doğar ve batar.
İzleriz gözlerimizi kırpmadan!

Hep bir şeyler olurken güzel dediğimiz bütün yazlar gibi Ağustos’u da Eylül’e bağlarız biz!
Kasabaların telaşsız öğle sonlarından geçerken;
-BONCUK DİZİCEM BEN! Diyerek gelip güneye yerleşenleri gözümüze kestiririz.

Hayat boyu bir sahil kasabasında ya da Masal’dan düşmüş Ada Santorini’de balık tutarak, mütevazi bahçenizde sebze meyve yetiştirerek yaşayabileceğinizi düşündünüz mü?

YANİ; SİZ HİÇ SADELEŞTİRİLMİŞ BİR METNİN ÜZERİNDEN YÜRÜDÜNÜZ MÜ?

Söz veremem ama bunu da deneriz!
SANTORİNİ’ye gider küçük tahta iskelenin kendine özgü iyot-yosun kokusunu bulur, ciğerimizi onunla doldurup boşaltırız.

Deve cüce oynarız, açık sarı güneşin ellerinden tutarız.
Az gider uz gider, dere tepe düz gider sonunda Aşk’a çıkarız.
Bir yaz daha geçer …
Söylediğimiz her şey‘’Kelimelerin gücü adına!‘’Diyerek başladığımız oyunlara dönüşürken,
son sözleri kalbimizin derinliklerinde muhafaza etmeye söz veririz.
Sözcükler sözcükler sözcükler…
İşte böyle yazlara ve yaşama yerleşirler!


Marşımız bile var;
KAPTAN KIR DÜMENİ
GİDELİM UFUK ÇİZGİSİNE,
O ÇİZGİYE ‘’ENGİN’’ DİYENLERİ BULACAĞIZ
ÜST ÜSTE KAÇ KEZ ÂŞIK OLUNABİLİYORSA BİRİNE,
O KADAR OLACAĞIZ İŞTE!
Yazıya son dokunuşlar Boğaz Köprüsünü geçerken yapılıyor.
Birazdan Dergi’ye yollanacak cümleler iki kıtanın bütün şiirlerini şu sol taraftan gelen gemiye ‘’yolcu’’ mu yapmıştı?
Bu ne güzel bir YAZ böyle, şiirli şarkılı, marşlı!

Elçin’den öneri;
• Elçin’in yazdığı Marş’ta, kafiye, uyak, vezin aranmaz!
Artistik, fantastik bir Marş işte! Diyerek okunup geçilmeli
• SEZEN SÖYLER ‘’ŞEN’’ ŞARKISINDA; BAKARSIN UMDUĞUNDAN İYİ GEÇER YAZ!
Bu yaz, bütün yazlardan güzel olabilecek bir yaz ise, ona şans verilmeli

• Çokça fotoğraf çekilmeli bu aylarda.
Böylelikle pencereden kar, sokaktan ıslak tekir geçerken içimiz fotoğraftaki güneşle ısınabilir

• Koyu renk kıyafetlerle bir türlü anlaşamayan bu güzel mevsimle mücadele edilmemelidir!

• Bilirsiniz; KIŞ ve SONBAHARIN bittiği caddede görünen her şeye ‘’YAZ’’ denir.
Yaz akşamları bir başkadır! Bulunan bütün çardaklar zapdedilmeli, geceleri cırcır böcekli bir yoldan geçip kumsala inilmelidir.

elçingören
HAZİRAN2010

2 yorum: