Okuduysanız Siliyorum

Siz yine de -Hadi seni Mars'a götüreceğiz! diyenlerin peşinden yalın ayak koşacak birinin yazdıklarına ne kadar güvenebilirsiniz bir düşünün isterseniz?

Paralel evren yolcusu
RTÜK En İyi TÜRKÇE Konuşan Haber Spikeri Ödülü'nün Sahibi
TÜM HAKLARI SAKLIDIR 'KADIN' Proje Başkanı
Radyo-Tv Program Sunucusu
Belgesel/Reklam seslendirmeni
Yazar

www.seninicinburadayim.com

19 Şubat 2010 Cuma

Biri KÜÇÜK PRENS' mi dedi?




Sevmeye başladığınızda size ait olan dünyadaki alanın azaldığını- egemenliğinizin olduğu bazı bölgelerin hızlıca bayrak değiştirdiğini-görürsünüz.

Aşk ve sevgi üzerine kullanılmış bütün cümlelerin sadace sizin şu an yaşadığınız duygu için uygun olduğunu düşüdüğünüz zamanlar vardır ya sihirli bir el çenenizi hafifçe yukarı kaldırıp

gözlerinizin içine bakarken dünya döner.

O hep dönen dünya bu kez etrafınızda uzun dağınık çizgiler bırakarak geçip gider yanınızdan.

Aradığınız şeyin ne olduğunu bilmeden onca zamandır yürüdüğünüz çölde bir su kuyusunun olabilme ihtimalini hatırlatan yazarı anımsadığınız zamanlar vardır ya anlardan bahsedelim biraz.

Sonunun ne olduğunu asla bilemeyeceğiniz bir hikaye mi yoksa baştan beri kurgusu tamamlanmış sonu için alternetifleri sınanmış ilişkiler midir cazip olan?

Tehlikeli sularda bir adım öteye gidemeyenler vardır bir yanda, bir diğeri suyun tadından, sertliğinden, berrak ve dalgasız halinden hoşlanmaz.

İlk tanıştığımızda böyle değildin! diye hırsla ağzımızdan çıkıveren o cümlede kocaman iki yanlış vardır.
Biri; Zaten biriyle kez tanışılır iki kez değil!
Diğeri; Tanıştığınızda tıpkı sizin gibi sonunun nereye varacağı telaşında olan o kişi bu merakla GERÇEKLİĞİNİ YİTİRMİŞ DURUMDADIR.

İLK GÜNLERDE BİR DEFİNENİN BAŞINDA DİZ ÇÖKÜP, İÇİNDEN ÇIKAN İRİLİ UFAKLI TAŞLARI KURCALAYAN AVCILAR GİBİ ELİNE ALDIĞI HERŞEYİ ETRAFA FIRLATIR AŞIKLAR.
GÖZLERİ BİR SONRAKİ PARÇA İÇİN DAHA BÜYÜK AÇILIR KAPANIR...
AŞK DAĞITTIĞI HERŞEYİ TOPLAMAYA SÖZ VERMEMİŞ OLMAK MIDIR?
SEVGİ İÇİNDE BAŞKA NİCE DUYGUYU SAKLAYABİLİR DÜŞÜNCESİYLE DAHA MI SAĞLAMDIR?

Ne bu sağlamcılıkla ne de dağınıklıkla başa çıkabilir insan.
Aşkta sevgide birbirine ait olan şeylerdir.
Onları ayırmaya çalışmak budalalıktan ileri giderken,üzerine yazılan tüm yazıları bir solukta okutmaya yetecek kadar da ilgi çekici.
Araştırmacılığından şüphe edilecek olanlarımız bile, bir derginin ucunda AŞK kelimesini yakalasadığı anda bir solukta okumaya yönelir.
Ve herkesin söyleyecek sözü vardır, neredeyse bilge kadar.
Madem bu kadar iyi biliyoruz, ezberledik, yuttuk, sağlamız kayalar kadar neden işler yolunda gitmez bayraklar kaptırılırken.

Bugün kendini hayalperest diye tanıtan bir dostum bloguna Küçük Prens'in bazı cümlelerini eklemiş.
El yazısıyla olunca beni daha da mutlu etti.

Küçük Prens diyorki; EVCİLLEŞMEK BAĞLAR KURMAKTIR

BİRİNİN SENİ EVCİLLEŞTİRMESİNE İZİN Mİ VERDİN?
O ZAMAN GÖZYAŞLARINA HAZIR OLMALISIN.

Yıllar önce belki üst üste 7 kez okuduğum şahane bir kitaptı.
Sevdiğim cümlelerin altını bile çizememiştim bende bu alıntıyı yapan CASİLO gibi...
Sonra bir yetişkine! vermiştim kitabı.
Uçakta okumuş.
BELKİ KÜÇÜK PRENS'İN GÜLÜNÜ YETİŞTİRDİĞİ GEZEGENE EN YAKIN YERDE BİTMİŞTİR KİTAP.

Ah hayat...
Ne deli ne dolusun
Herşeyi bir sebebe bağlarken bazen nasıl olurda bu kadar yarım bırakabiliyorsun.

Tıpkı Küçük Prens gibi bazen gülün olduğu gezegenden ayrı yaşıyoruz
Ya da tam yanımıza, evimizin, yatağımızın içine koyuyorsun da dikenlerinden şikayet ettriyorsun.

BENİM İÇİN ÇOK CÜMLESİ VAR KÜÇÜK PRENS'İN
Ancak şu an kütüphanemden uzaktayım.
BİR KÜÇÜK PRENS YAZISI'NI İLERDE MUTLAKA YAZACAĞIM.
Şanırım şimdilik sadece şu cümleler yeterli olacaktır;
KÜÇÜK PRENS öyle şirin, öyle masumdur ki okuyan bir daha bir daha okur.
Kitabı ezberlediğinde ezberini bozmayacak masumlukta birini aratacak kadar etkilidir.

ANCAK KÜÇÜK PRENS YOKTUR.
SANILAR VARDIR.
EVET KÜÇÜK PRENS YOKTUR!
AMA KİTAPTAKİ O TAHTI GEZEGEN KADAR BÜYÜK, ŞAPŞAL VE EGOSU TAVAN YAPMIŞ KRAL ÇOKTUR.


Bağlar kurmaktan söz ediyorduk.
Köksüz nilüferlerin aksine bağ kurduğumuzda sahici! bir yaşama kanat çırptığımızı sandığımız aylak zamanlardan.
SİZ HİÇ MUTSUZ NİLÜFER GÖRDÜNÜZ MÜ?
Ben ne zaman baksam dört başı mamur gezinir suyun içinde.
NE ZAMAN NERDE NE KADAR KALMAK İSTERSE.
Ama tabii bu şu demek değil;EVCİLLEŞME!
Elbette bağlar kurulur, bağlar iyileştirilir, bağlar ile gönülden sadık mutlu ilişkiler kazanılır.
YALNIZCA GİDİP ŞAPŞAL KRALLAR YA DA EGOLU KRALİÇELER BULURSAK GEZEGENİ DAR EDERİZ KENDİMİZE
BU BİRİNİN KENDİNE TAKTIĞI ÇELMEDİR
VARLIĞINA YAPTIĞI BÜYÜK HAYDUTLUKTUR...


Yalnızca seni sevenleri sevmek, sevgi değil, değiş tokuştur der Cenap Şehabettin.
Öyledir evet.
DEĞİŞ TOKUŞ İŞLERİNE GİRENLER KARLI ÇIKMAMIŞTIR, SADECE KARŞILIK VERMİŞTİR.
O da başka bir denklem tabii
Doğrusu PLATONİK bir aşk, eğlencesi bittiğinde kursağınızdan çize çize geçiriverebilir duygularınızı.

Ancak yazarın anlattığı bir sevginin altın tozları olmalı.
Hani sizi hayatında asla değerli kılmamış birini bile parlatmak gözünüzde, nedensizce kusurlarını örtmeye çalışmak, bir iyilik duygusu içinde.
Ve bir şey beklememek.
''Yetinmek'' cümleler içinde sayısız kez kullanıp genellikle hakkını veremediğimiz o küçük kelime.


Hiç düşündünüz mü?
Sonu o en sonu neresidir bir sevginin?
Hani en başından kafaya takıp ter kan içinde oraya varmak istediğimiz yer.
Vardığımızda su bile istemem diyecek kadar doyacağımız yer!


Az gider insan uz gider
Eğri gider düz gider...
Bir yere çıkar herkes, bir limana yanaşır gemi, rüzgarın sırtından iner uçaklar...
Bin kere sever bin kere yanılırsa da aşıklar dener hep yanılır

Uçurtmaların kuyrukları, misketlerin içindeki yelkenliler gibi biri göğe biri denize karışmak ister.
Eninde sonunda varacağını bilerek, buna imkan yok gibi görünse de; DENEYEREK!


Denemek ve yanılmak için bütün bir yaşam kollarınızda ama;

TAHTI GEZEGEN KADAR BÜYÜK BİR KRAL
EGOSU YAŞAM KADAR GÜÇLÜ BİR KRALİÇE VARSA HAYATINIZDA SİZE YAŞAM YOK DEMEKTİR ORDA!


elçingören
19şubat2010
02:57

2 yorum:

  1. Daha altı çizilmiş çok cümle, paylaşılacak çok kitap, anılacak çok yazar var...

    Bazen Küçük Prens bazen de Kurbağa Prens gibi adından bahsedilecek onlarca insan da var...

    Ama Elçin Gören, konuşulacakların ardında daima paylaşılacak bissürü bissürü sevgi var...

    YanıtlaSil
  2. Tilki, Küçük Prens'in kendisini evcilleştirmesini ister ve evcilleşmenin ne demek olduğunu soran Küçük Prens'e bağlanmaktır cevabını verir. (Yaklaşık böyle diye hatırlıyorum.)

    Küçük Prens yolculuğunda ilerledikçe derinleşir ve her varlığın gizliliğini koruduğu müddetçe güzel olduğunu öğrenir. (Kimden öğreniyordu hatırlamıyorum.)

    Oysa bağlanmak, birinin sana ulaşmasına izin vermektir.
    Ve ulaşılmak, gizem kapılarımızı ardına kadar açmaktır.
    Ne oldu şimdi?
    Kaldı mı gizemimiz?
    Ve platonik aşk vahşidir bu yüzden, zevk verir. Ulaşılmadıkça gizemini korur sevgili ve gizemini korudukça güzelleşir.

    Küçük Prens biraz daha ilerler. -ki benim en hoşuma giden cümle burada.- Çiçek fısıldar Küçük Prens'e, insanların kökleri yok, bu yüzden rüzgar estikçe sürüklenirler. (Yaklaşık böyle.)

    Evcilleştik, evet. Birileri bize ulaştı, gizemimiz kalmadı artık ve belki güzelliğimizde. Karşımızdaki insan, gizemimizin kalmadığını görünce kökleri olmadığından savruldu, gitti.

    Hicrana düştük bugün, elde var hüzün...

    Artık gözyaşlarına hazır olmalıyız.

    Küçük Prens gülünü yalnız bıraktı, savruldu ve tekrar geri döndü. Merak ediyorum acaba döndüğünde gülü yaşıyor muydu? Küçük Prens, coğrafyacı ile karşılaştığında coğrafyacı gülleri haritaya yazmadığını söyler, çünkü çiçekler bugün var yarın yok. Yani her güzel şeyin ömrü kısadır aslında...

    Ben yetinmenin olduğuna inanmıyorum. Kaldı ki Küçük Prens de yetinmedi. Ulaştıkları yetmedi ve başka gezegenlere gitti. Bir kralla karşılaştı, adalet bekçisiyle, fenerciyle, matematikçiyle... Karşılaştıklarının kimisi iltifatı sevdi, kimisi yönetilmeyi, kimisi sahiplenmeyi, kimisi zenginliği... Ve Küçük Prens elindekinin en güzelinin gülü olduğuna karar verdi, geri dönmeyi tercih etti...

    Seni sevenleri sevmek de güzeldir sanki. Değiş tokuş işi de olsa... Amaç karlı çıkmak mı? Şahsen karşılık vermeyi tercih ederim. Bahsettiğim karşılık ben elma verdim, sen erik ver cinsinden değil. Sen beni sev, benden sevgi göreceksin cinsinden... Paylaşalım, sevelim ve sevilelim. Asıl olan sevgi bence. Seni seven bir insanın gözüne bakmak ayrı güzeldir, sevdiğin birinin gözüne bakmak ayrı güzeldir.

    Gezegenimi dar ettiğim oldu ve gezegenlerini dar ettiklerim oldu. Köklerim yok benim de. Kendime çok çelme taktım ama ben düşmeyi de sevdim.

    İnsan bin kere dener, bin kere yanılır, bin kere ölür ama hep -niceliksiz- aşk olur. İster şapşala ister ukalaya... Ne yapalım yaradılışımızda aşk var.

    Aşk olsun.

    NZ

    YanıtlaSil